Ask Bir Sacmalik

Evet sayın seyirciler ruhumu kaybetmiş insanların gerçek yüzünü görmüş binbir kazık yemiş biri olarak bunu tüm kalbimle söylüyorum aşk bu hayattaki en saçma en aptal şey. Bir zamanlar aşık olma gafletine düştüğüm için de kendime kızgınım beni geriye çeken ömrümü boşa geçiren bir şeydi aşk. Mantık evliliği yaptım mantıksızlığa dönüştü o da ayrı. Birisi haklıymış Mutlu evlilik yoktur demişti. Mutlu evlilik yoktur. Aşk da aptallıktır bir erkek için fedakarlık yapmak ise bir kadının yapacağı en büyük aptallık. Ben bu konuda bir numaralı aptal olduğum için gerçek beni kaybettim. Aşık olmam artık o kadar saf değilim bu saatten sonra bir erkek için kalbimin atacağını hiç sanmıyorum. Ve genç kızlara tavsiyem değmeyen bir  erkek için bir gününüzü bile heba etmeyin ve mantık evliliği yaparken fakir biriyle değil zengin biriyle evlenin. Sohbet edebileceğiniz biriyle evlenin aynı hobilere aynı tutkuya sahip olduğunuz biriyle evlenin. Eğer öyle birini bulamazsanız hiç evlenmeyin mutsuz bir evliliktense bekar kalıp kendinle Mutlu olmak daha iyidir. 

Ayranla Efkarlanacak Kadar Mantikliyim

 Şu an göl kenarında ayran içiyorum. Alkol içmeyecek kadar Allah’a yakinim Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a dır. Fotoğraf çektim ama telefondan yükleyemedim sonradan bu yazıya eklerim PC’den. 

Göl kenarına gelince efkarım da geçti ben doğa insanıyım bunu bir kez daha anladım. Kuşları izliyorum kargaları dinliyorum. Şu an İtalya da turizm fuarında olacaktım annemin kazığı yüzünden herşeyi son dakika da iptal etmek zorunda kaldım. Çocuklara bakacağına söz vermişti son dakika da bakmayacağını söyledi ve tüm herşeyi iptal ettim ve bunalıma girdim. İşte böyle bir aile hayatımda 45 yılda bir gün bans destek olmayan bir öz aile tam tersine 45 yılda her ilerleme adımımı sabote eden bir öz aileye rağmen başardım herşeyi. Ve herkes bana destek olduğunu sanıyor tam tersine bana 9 yıldır sadece engel olan bir koca. Çocuklara bakarım git demedi 9 yıldır hiçbir gün demedi ben hem ondan daha çok çalıştım hem de herşey benim sorumluluğumda işte bu yüzden ruhumu yorgunluktan kaybettim. 

Aptal Zehra neden iptal ettin arkana bakma gitseydin fuara adam da bir sorumluluk alsaydı. 

Şu an aptal Zehra diye bağıracağım ama maalesef polis arabası tam arkamda gölde nöbet tutuyor :( ;) deli olduğum ortata çıkmasın ve delilik yapmayım diye polis arabasına yakın oturdum. 

Almanya turizm fuarını da iptal edecektim ama gideceğim ne halleri varsa görsünler fedakarlıktan yoruldum ve kendi hedeflerinden vazgeçmeyeceğim bu sefer. Tüm engellere rağmen bu sefer kendi çizdiğim yoldan vazgeçmeyeceğim Hong Kong a da gideceğim ve bu acente bu marka tamamen Zehra nın eseri bunu başkalarına mal etmeyeceğim başarımı bu sefer başkasının adına geçmesine izin vermeyeceğim ve tüm cesaretimi toplayıp gideceğim. İlerde de çocuklar için fedakarlık yaptığım için pişmanlık duymama izin vermeyeceğim 

Kadehi Elime Alsam

Kadehi elime alamayacak kadar mantıklı ve olgunum şu anda maalesef. Kaç yıl oldu bilmiyorum sigarayı bırakalı. Kaç yıl oldu bilmiyorum alkol almayalı. Şu an seytan diyor ki al bir bira git deniz kenarına dalgalara bakarak bir bira iç  Aptal Zehra diye bağır millet deli desin diyor. Bunu yapamayacak kadar mantıklıyım maalasef ve alkol içip kafamı dağıtamayacak kadar hangi kelime uyar bilmiyorum. Canım kendi acentamda İşler müşteriler beni bekliyor ve ben bir bunalımın içindeyim. Oysaki benim yerimde olmak isteyen kendi seyahat acentesi olsun isteyen kimbilir kaç milyon insan vardır ve o kadar çok talep varken ben gidip deniz kenarında oturacağım tanıyamadığım yeni Zehra için üzüleceğim.

Cesaret Mazide Kalan

 Çok mutsuzum ve hiçbir şey yapmak istemiyorum ruhum içimden alınmış sadece bedenim öylesine hareket ediyor gibi ve hiçbir şeye de cesaretim kalmadı. Yıllardır bu evden taşınmamızı istiyorum hep engel oldu.   Bu evden taşınmayı bile beceremiyoruz kocamın tek düze cesaretsiz ruhu bana bulaştı şu evden taşınmayı bile istemeyen taşınmamıza engel olan vizyonsuz bir adamla evlendiğim için kendimden nefret ediyorum. Ben de şu an ona benzedim taşınmaya korkuyorum her şey den korkuyorum üzüm üzüme baka baka kararır diye boşuna dememişler. Adam ruhumu her şeyimi karanlığa çevirdi. Taşınamadık taşınamıyoruz. Karanlık ev. Bana o kötü karanlık ofisi de tutturdu ofise gidesim yok. Vizyonsuz bir adamın laflarıyla hareket ettiğim için kendimden nefret ediyorum. Şu an ofisi taşımaya da imkanım gücüm yok. Offff Zehra aptal Zehra bir adamın hayatını ruhunu emmesine nasıl izin verdin? Hiçbir Türk erkeğinin vizyonu zekası ve yaşam enerjisi seninkine uygun değil neden Türk Türkiye diye ısrar ettin? Kendilerini geliştiremiyor Türk erkekleri. İlkokuldan beri binlerce kitap okumuş 4 üniversite bitirmiş İngiltere'de yaşamış ve güzeller güzeli bir kızdın neden kendi dengini aramadın neden senin dengin olmayanlara tutuldun? Neden yabancı erkeklere alıcı gözle bakmadın? Yurt dışında kendini geliştirmiş birini bulma ihtimalin daha yüksekti. 

İşte şimdi hiçbir şeye cesareti ve enerjisi olmayan 45 yaşında yorgun birine dönüştün. Ve onca üniversite okumuş olsan ne yazar onca kitabı okumuş olsan ne yazar o konularda sohbet edebileceğim birisi yokken yanında. Aptal saf Zehra aptal kendini neden sevmedin neden kendi değerini bilmedin neden dengini aramadın neden seni hak etmeyenler karşısında kendini ezdin? Boşa gitmiş bir ömür boşa gitmiş bir 9 yıl. Daha da boşa gidecek. Çünkü artık cesaret mazide kaldı. 

Gencligime Geri Donebilirsem Neleri Degistirirdim

 Gençliğime Geri dönebilsem neleri değiştirirdim? Şu an tüm hayatımı yanlışlarla geçirmişim düşüncesine sahibim. Şu an da yanlış yerdeyim hissiyatına sahibim. Çok şey yaşadım kolay bir hayat değildi tek başıma mücadele ile dolu dolu geçen bir 45 yıl. Çok şey başardım. Benim bulunduğum şartlarda kimsenin başaramayacaklarını başardım. Fakat 25 yılım çöpe gitmiş gibi hissediyorum. Tamam ilk 20 yılım elimdeki şartlarla en iyisini yaptım imkanım yoktu fakat Ankara'ya üniversite'ye gitmemden sonra hayatımı tamamen değiştirmeliydim. Şu anki aklımla o saf o çok zeki o iyi niyetli Zehra'nın yanına gidebilsem ona geleceği gösterebilseydim keşke. Zehra İngiltere'den dönme derdim. Zehra İstanbul'a ailenin yanına dönme derdim. Zehra asla otelde işe başlama otelciliği kariyer yapma derdim. Zehra asla bir Türk erkeğine aşık olma derdim. Zehra Türkiye'de kalma ve seni hep geriye çeken sana zarar veren  ailenin yanında olma ve kadir bilmeyen otel sahiplerinin otellerini kalkındırarak gençliğini ömrünü harcama derdim. Zehra solculuğu bırak zenginlerden nefret etmeyi bırak paradan nefret etmeyi bırak parayı sev fakir erkeklerden hoşlanmayı bırak aptallığı bırak güzelliğini ve muhteşem karakterini hak etmeyenlere yaklaşma zenginlere şans ver  parayı sev derdim. 

Ah Zehra saf Zehra milyonlarca genç İngiltere'ye gitmek istiyor hiç kimseye vize verilmeyen bir zamanda İngiltere'ye gittin çalıştığın yer sana kal dedi. Çok safsın çok aptal olma lütfen İngiltere'de kal Türkiye'ye dönme derdim. İngiltere'nin yağmurlu havasını sevmedin tamam ama çocukluk Kore aşkını hatırla Kore'ye git derdim. Dünyayı gez derdim. Turizmi yurt dışında yap rehberlik yap yurt dışında acente aç derdim. Seni hak etmeyen hiç bir erkeği sevme derdim. En çok kendini sev derdim. Zehra lütfen ailen de dahil hiç kimse için fedakarlık yapma derdim. Zehra lütfen kendini boşa yorma derdim. Zehra lütfen Türkiye'den vazgeç derdim. 

Zehra saf Zehra lütfen Expedia'nın teklifini kabul et yurt dışında expedia çalışanı ol çok mutlu olacaksın senin karakterin onu hak ediyor dünyayı gezerek dünyanın en iyi turizm firmasında hem kazanacaksın hem itibarın olacak hem de dünyayı gezip doğru erkeği de yurt dışında bulacaksın derdim. 

Zehra saf Zehra lütfen bu Almanya'daki otel müdürlüğü teklifini kabul et. İlerde çok pişman olacaksın bu fırsatı red ettiğin için. Değmeyen biri için Türkiye'de kaldığın için çok pişman olacaksın derdim. 

Karşıma çıkan bütün fırsatları kaçırdığım için ve kendime bu ülkede değmeyen aşklara değmeyen otelciliğe ömrümü harcadığım için çok pişmanım ve çok mutsuzum çünkü şu an bulunduğum ülkede ve insanlarla şartlarla mutlu değilim. Tüm dolandırıcılar bu ülkede tüm zorluklar bu ülkede. Ve en çok da ailemin yanında kaybolan benliğim için onlar yüzünden yaptığım hatalardan pişmanım. Ve en çok da yanlış kişileri sevdiğim için pişmanım. Ve en çok da Kore'ye veya Japonya'ya gitmediğim için pişmanım. Onların karakteri benimkine uygun. Belki de bir Japon veya Koreli biri ile daha mutlu olurdum. 

Ahh Zehra geçen yıllar maalesef geri gelmiyor. Şu an bu ilçeden diğer ilçeye taşınmaya bile gücüm ve cesaretim yok. Hüngüre hüngüre ağlamak istiyorum. Ağlayamıyorum bile. O kadar mutsuzum. 

Kdrama The Forbidden Marriage

 

The Forbidden Marriage Kore dizisi tarihi romantik komedi kdrama. Çok beğendim 10 üzerinden 10 puanım. Hiç bitmesin istedim. 

2 yakışıklı başrol erkek aktör de çok yetenekli. Kadın başrolü beğenmedim fakat rolüne uygundu herhalde. Yan kadın oyuncular ondan daha güzeldi. 

İlk başlarda kralı beğenmedim Shinwon karakterini beğendim. Shinwon dururken krala aşık oldu. Kralı sonradan beğendim mimikleri tavırları komik ve çekici oldu oyuncu gerçekten çok iyi o deli halleri de güçlü halleri de aşık halleri de komik halleri de çekici halleri de süper yaptı. 

Filmin konusu : 

Joseon döneminde geçen dizi, genç kral Lee Heon’un eşini kaybetmesinin ardından ülke genelinde evliliklerin yasaklanmasını konu alır. Kral, yıllar geçmesine rağmen kraliçesinin yasını tutmakta ve bu yas, halkın hayatını da derinden etkilemektedir.


Bu kaotik ortamda ortaya çıkan Ye So-rang, hayatta kalmak için kendini “ruhlarla konuşabilen” bir dolandırıcı gibi tanıtır. Tesadüfen saraya yolu düşen So-rang, kraliçenin ruhuyla iletişim kurabildiğini iddia edince olaylar tamamen değişir. Kralın dikkatini çeken bu genç kadın, sarayın tehlikeli entrikalarının tam ortasında kalır.


Öte yandan dürüst ve idealist bir devlet görevlisi olan Lee Shin-won, hem yasak evlilik düzenine hem de So-rang’ın içinde bulunduğu tehlikeli oyuna yakından tanık olur. Üç karakter arasında; aşk, görev, vicdan ve kader arasında gidip gelen karmaşık bir bağ oluşur.

Original / English Title: The Forbidden Marriage

Korean Title: 금혼령, 조선 혼인 금지령

Genre: Historical • Romance • Comedy

Setting: Joseon Dynasty

Eğlenceli sürükleyici bir diziydi. Bu tarihi Çin ve Kore dizilerinden öğrendiğim sarayda hayat çok zormuş zavallı krallar aslında ülkeyi kral değil bakanlar yönetiyormuş ve binbir entrika kralı tahttan indirme delirtme binbir türlü entrika. 

Eğer diziyi izleyecek iseniz bundan sonrasını okumayın.

İlk kez bir dizide kral sevdiğiyle evlendi ve resmi kraliçe yaptı. Aslında kral yapmadı aslında tüm dizilerde kral evleneceği kişiyi seçemiyor bunda da seçmedi.  Sorang kraliçe olduysa tamamen Shinwon un sayesinde ve ana kraliçe sayesinde.  Ve yaşamaya devam etmesi de Shinwon sayesinde oldu. Krallar sevdiği kadını bile koruyamıyormuş o dönemde. Kralın da başardığı çok şey vardı elbette bazı kahramanlıkları oldu ve en azından başkası ile evlenmedi ve evlenmezdi. Mutlu son olması güzel. Kadın başrolü güzel bulmadığım için çok romantik film moduna giremedim. Ama Siwonun aşkı ve kralın komik halleri  flört için uğraşması sürprizler yapması ve çekici halleri romantikti.  Koreli aktörler çok sevimliler. Diziden unutamadığım sahneler 7 yıl aradan sonra kral ava çıkacak onu hiç görmemiş gençler onu evliliği yasakladığı için ve evlenmediği için hadım ve çirkin ve deli sanıyorlar fakat kral tüm yakışıklılığı heybetiyle saraydan atı üstünde çıkıyor çok hoş görünüyordu gerçekten) ve halk gençler yakışıklıymış normal de görünüyor diyorlar kralın o anda ki gülümsemesi. 

Kralın Sowang Dan hoşlanmaya başladığı andan itibaren ki halleri :)) Çok güzeldi kralı oynayan oyuncunun emeğine sağlık aklımda sadece onun sahneleri kalmış  :) 


Main Cast (Başrol Oyuncuları)


Bunalim

 Çin dizileri bağımlılığı yine iyiydi Moonlovers ilk izlediğim Kore dizisi ile Çin dizilerini bırakıp Kore dizilerine geçiş yaptım Kore dizileri bağımlısı oldum. 

Gerçek hayattan bir kaçış farkındayım. Tüm düşüncelerimi kendime bile itiraf edemem. Dizi sırasında herşeyi unutuyorum ama dizi bitince bir boşlukta gibiyim kendi hayatıma dönüyorum ve mutsuz hissediyorum. Hayatımı sorguluyorum şu an kendimi gerçek benden uzak buluyorum.Aynada gördüğüm kişi ben değilim ruhum ben değil davranışlarım ben değil.  Ne zaman kendim olmaktan uzaklaştım? Neşemi hayata insanlara olan inancımı hangi noktada kaybettim ? Mutsuzum. Dibine kadar mutsuzum. İşe kendimi verip düşünmekten kaçtım. Şimdi dizilerle kaçıyorum.Şu anki aklımla  Gençliğime dönebilsem çok farklı bir yol çizerdim kendime. Şu anki aklımla 20 yıl öncesine dönebilsem de farklı olurdu. 15 yıl öncesine dönebilseydim farklı olurdu. 10 yıl öncesine dönebilseydim. İleride de bu gün için bunu dermiyim? Şu an yeni bir başlangıç şansım olsaydı başlarmıydım hayır hiçbir yol ayrımına giremeyecek kadar bıkkınım. Alkol kullanmıyorum sigara kullanmıyorum kafayı çekme ihtimalim yok kafa dağıtma imkanım yok. İçimi döksem biriyle konuşsam konuşasım da yok. Dinlesem Sohbeti beni saran hiçkimse yok herkes boş geliyor herkesin muhabbeti sıkıcı geliyor. Araba aldım kullanamıyorum gençliğimi ne boş geçirmişim araba kullanmamışım o kadar otellerden araba veriyorlardı kullan diye istemiyordum. Şimdi öğrenmeye zamanım yok ve korkuyorum. Arabama atlayıp Deniz kenarına gidip gecenin karanlığında yorgunum diye bağırmak isterdim veya MUTSUZUM diye bağırmak. Çok mutsuzum. Çok yorgunum. Hiç kimseyi sevmiyorum hiç kimsenin muhabbetini sevmiyorum hiçkimseyi özlemiyorum herkes boş geliyor. Kalabalığın içinde yalnız kaldım bu ruh durumuna nasıl geldim. Kendi tercihim. bunaltıcı bir tercih fakat herkes çok boş konuşuyor ve karakterleri yüzleri artık okuyabildiğim için de olabilir. Bilinçli bir yalnızlık. Offfff. Kore dizileri ile gerçek hayattan kaçma olayını bırakmam lazım. Bu kadar uzun süre ekrana bakmak da iyi değil dizi bitince boşluğa düşmek de iyi değil.